Türk insanı kültür sanat tüketmiyor

Herkes batılı anlamda sanat tüketmek zorunda değil. Ancak Türkiye’de bizim yerel sanatlarımız var, UNESCO’nun listene giren ve hala kabul sürecinde olan pek çok Somut olan ve Somut olmayan Kültürel Miraslarımız var ve onları iyi değerlendirmek ve geliştirmek gerek diye düşünüyorum.

Örneğin Mahmut Orhan’ın “Feel” isimli parçası bir Türkü’nün alınıp modern bir hale getirilip dünyaya pazarlanmış halidir ve çok da başarılı olmuştur.

İstanbul Kültür Sanat Vakfının (İKSV) kültür politikaları çalışmaları kapsamındaki altıncı raporu “Kültür Sanatta Katılımcı Yaklaşımlar” başlığı ile yayımlandı. Türkiye’de kültür sanat hayatına katılma ve katılmama nedenlerini inceleyerek yola çıkan rapora göre, “Hiçbir kültür-sanat etkinliğine katılmadım” diyenlerin oranı yüzde 70.

Araştırmacı Rumeysa Kiger’in İstanbul’dan kültür sanat kurumlarıyla yüz yüze yaptığı görüşmelerden örneklere de yer veren raporla toplumsal dönüşüme aracılık etme potansiyelini barındıran katılımcı yaklaşım ve uygulamaların yaygınlaştırılmasına yönelik bir adım atılması hedefleniyor.

Vakfın hazırladığı raporda, İPSOS’un 2016’da Türkiye’deki 34 ilden 13 bin 799 kişiyle gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarına da yer veriliyor. Söz konusu rapora göre, toplumun yüzde 49’u hiç sinemaya gitmemiş. Yüzde 39’u hiç kitap okumuyor. Yüzde 66’sı konser, tiyatro ya da opera gibi herhangi bir etkinliğe katılmamış. Yüzde 81’i hiçbir enstrüman çalmıyor. Yüzde 57’si video, VCD, DVD ya da internet üzerinden film veya dizi izlemiyor. Yüzde 47’si dergi okumuyor. Yüzde 86’sı bir hobi kursuna hiç gitmemiş.

GfK araştırmasının sonuçlarının da referans gösterildiği raporda, kültür sanat etkinliklerine katılımın en çok eğitim seviyesi yüksek olan gruplarda yüksek olduğuna işaret ediliyor. GfK’nın haziran ve eylül 2016 tarihlerinde gerçekleştirdiği Omnibus anketinin sonuçlarına göre, Türkiye’de en yüksek kültür sanata katılım oranı 18-24 yaş arasında ve eğitim seviyesi ile geliri yüksek olarak tanımlanan AB grubunda görülüyor. “Bilet satın alarak yılda bir veya daha çok kez etkinliğe katıldım,” diyenlerin oranı her iki ortalama alındığında yaklaşık yüzde 20, bilet satın almaksızın ücretsiz bir etkinliğe katılanların oranı ise yine iki ay ortalaması alındığında yüzde 10 civarında. Hiçbir etkinliğe katılmadım diyenler ise yaklaşık yüzde 70 gibi bir oranla ezici çoğunluğu oluşturuyor.

İKSV’nin raporuna göre ayrıca, ücretsiz gerçekleştirilen kültür sanat etkinliklerinin “niteliksiz” olacağına dair yaygın bir düşüncenin de mevcut olduğu vurgulanıyor. Raporda şu ifadelere yer veriliyor: “Kurumların düzenledikleri ücretsiz etkinlikleri de en az ücretliler kadar özenli ve nitelikli kılmaları bu yargıları kalıcı bir şekilde değiştirebilir. Örneğin, GfK’nın yürüttüğü odak gruplardan çıkan sonuçlara göre İKSV’nin festivaller kapsamında Kadıköy Belediyesi’yle yaptığı işbirliği sonucu parklarda gerçekleştirdiği ücretsiz konserlerle ilgili algı olumlu. İzleyicilerin bu etkinliklere katılım sıklığı da yüksek” raporda “Youtube Türkiye Kullanıcı Profili Araştırması 2016” sonuçlarına değiniliyor. Araştırmaya göre, internet kullanıcıları arasında 45 yaş üstündeki her iki kişiden biri ve 55 yaş üstündeki her dört kişiden biri Youtube’u her gün ziyaret ediyor.

Katılımcılık pratikleri açısından bakıldığında, GfK’nın söz konusu anketine cevap verenlerin yüzde 82’sinin herhangi bir kültür sanat alanı ile uğraşmadığı görülüyor. Uğraşanlar arasında bir enstrüman çalan ya da çalmayı öğrenenler yüzde 7 oranındayken, resim veya heykel kursuna gidenler yüzde 4, tiyatro oyunculuğu yapanlar ya da oyunculuk kursuna devam edenler yüzde 3 oranında. GfK odak grup görüşmesine katılan bir izleyicinin de vurguladığı gibi, birçok kişi için kültürel hayata katılımın ön koşulu bir maddi birikime sahip olma gerekliliği. Yapılan görüşmelerde bilet fiyatlarının yüksekliği bir engel olarak belirtiliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.