Aşk ve sanat eseri üzerine “En iyi teklif”

Aşk ve sanat eseri üzerine “En iyi teklif”

Aşk ve sanat eseri üzerine “En iyi teklif”. Aşkın insanı nasıl mantığını yitirmesine neden olabileceğini çok iyi anlatabilmiş bir film. Türkçe En İyi Teklif, İngilizce Best Offer, İtalyanca adı La Migliore Offerta adındaki heykel ve resim sevenler için ziyafet niteliğinde çok güzel bir film.

Virgil Oldman, sanat eseri müzayedeleri ve antika alım satım işlerinde oldukça bilinen ve takdir edilen bir sanat eseri uzmanıdır. Yalnız yaşayan Virgil, kadınlar konusunda oldukça bilgisizdir. Yalnızca kadınlarla ilişkilerinde değil, özel hayatında kimse ile yakınlaşmamıştır. Virgil, doğum gününde ailesinden kalan birtakım sanat eserlerinin satılmasını isteyen genç bir kadından telefon alır. Claire Ibbetson adındaki bu kadın, eşyalara değer biçilebilmesi için Virgil’i eve davet eder. İşi kabul eden Virgil eşyaları görmek için eve gittiğinde Claire’i evde göremez. Çeşitli bahaneler ve nedenlerle kendisini saklayan genç kadının bu durum Virgil’in ilgisini çeker ve zamanla onun en büyük tutkusu haline gelir.

En İyi Teklif, yönetmenliği ve senaryosu İtalyan senarist ve yönetmen Giuseppe Tornatore tarafından yapılmış, 2013 İtalya yapımı romantik dram türünde bir film. Filmin müzikleri Ennio Morricone tarafından bestelenmiş ve filmin başrollerinde Geoffrey Rush, Jim Sturgess ve Donald Sutherland rol alıyor.

Film, hayatı boyunca tek bir kadınla bile beraber olmayan, kadınlara olan ilgisini müzayedelerde kadın portrelerini satın alarak gideren bir adamın hikayesi. Virgil Oldman, antika sanat eserleri üzerinde çok üst düzey bilgiye sahip ve sanat dünyasında düşüncelerine çok değer verilen, antika ve açık artırma uzmanıdır. Sanat eserlerinin, orijinal mi veya sahte mi olduklarını bir bakışta anlayabilen Virgil, eserlere değer biçer ve onları açık artırmalarda uygun fiyatlarla satar.

La Migliore Offerta

Virgil’in sanata olan tutkusu, yalnızca eserleri değerlendirme ve açık artırmalarda satmakla kısıtlı değildir. Kendisi de antika kadın portrelerine ilgi duymakta ve bunların koleksiyonunu yapmaktadır. Bu kadın portrelerinden oluşan koleksiyonu da evinin hiç kimsenin bilmediği, giremediği şifreli özel bir bölümde yer almaktadır. Virgil, müzayedelerde satın aldığı sanat eserlerini bu özel odada saklamaktadır. Sadece kendisinin girebildiği bu özel alanda duvarda asılı yüzlerce kadın portresiyle yalnız başına vakit geçirmektedir.

Yaşamı kendine göre bir düzen içerisinde devam eden Virgil, doğum gününün sabahı bir telefon alır. Telefondaki kadın, ölen ailesinden kalan tarihi eserlerin değerlendirilmesi ve açık artırmalarda satılması konusunda ondan yardım ister. Virgil, antikaların sahibi olan kadınla, değer biçme ve ürünleri kataloglama işlemleri esnasında kadının enteresan hastalığı yüzünden bir türlü bir araya gelemez. Bu durum, kadını kendisine takıntı haline getirmesine neden olur.

En sonunda tutkunu olduğu sanat eserlerinden kafasını kaldırıp bir kadını anlamaya çalışmanın ve heyecan duymanın vakti gelmiştir. Yaralı bir insana dair bir film, çok incelikli ve samimi. Filmin konusunu bir adamın bakış açısından, nefes kesici ve tatmin edici bir şekilde izliyoruz, sanata olan ilgiyi artırdığı gibi filmin sonuna kadar merak duygusu da üst safhada yaşanıyor. Çok zengin bir atmosfere sahip olan film, sürükleyiciliğini ve o gizem duygusunu başından sonuna kadar hiç kaybetmiyor.

Virgil Oldman: “Seni beklerken bütün bu kadınları biriktirdim, sense benden gitmekle kalmadın; bana seni bekleme gücünü ve sen umudunu veren kadınları da yanında götürdün.”

Kadın portreleri sahibi olmak gibi bir tutkusu bulunan Virgil’in yüzünü bile göremediği genç bir kadınla ilişkisinden beslenen film. Film boyunca diyaloglar ve Virgil’in utangaç halleri çok sıcak ve içten. Virgil obsesif bozukluk belirtileri gösteren, kendini hayatın sosyal boyutundan izole etmiş fakat sanat simsarlığında oldukça başarılı olan biri.

En İyi Teklif

İnsan ilişkileri onu o kadar kaygılandırıyor ki sürekli elinde eldivenlerle dolaşıyor. Eldivenleri olmadan kimseyle fiziksel temas kurmuyor. Bu takıntısı yüzünden sürekli gittiği restoranda yemeklerini bile eldivenleri ile yemek zorunda kalıyor. Yine bir akşam yemeği için tek başına gittiği restoranda garsonlar ona doğum günü kutlaması için özel olarak hazırladıkları bademli Rönesans pastasını bile eldivenleri ile kabul ediyor ve restorandaki diğer insanların bakışlarını üzerine topluyor.

Kaygı bozukluğu sebebiyle uzaklaştığı insan ilişkilerine ve bir kadının ilgisine olan hasretini ise gizli odasının duvarlarına astığı kendine bakan kadın tablolarıyla doyurmaya çalışıyor. Virgil’in hayatı Claire ile tanışmasıyla daha doğrusu sesiyle tanışması ile değişiyor. Kendisi gibi insan temasından korkan ve hatta kendinden daha kötü durumda olan Claire’in iyileşmesi onun hayatının adeta hedefi haline geliyor. Yaşamında özlemini çektiği her şeyi Claire’de buluyor.

Claire’in yaptıkları nedeniyle büyük bir depresyona girip çıkmış olsa da filmin sonunda Prag’daki Day and Night’da otururken ellerinde artık eldiven yok. Tüm bu yaşadıkları öyle veya böyle kaygı bozukluğunu iyileştirmiş, Virgil’i. Artık hayatına kaygılarından kısmen kurtulmuş bir insan olarak devam ediyor.

“İnsan duyguları sanat eserleri gibidir. Taklitler tamamen orijinal gibi gözükebilir.”

virgil oldman: lambert evli misin?
lambert: evet yaklaşik otuz yıldır.
virgil oldman: peki bir kadınla birlikte yaşamak nasıl bir şey?
lambert: bir açık arttırmaya katılmak gibi. Teklifinizin asla en iyi teklif olup olmadığını bilmiyorsunuz.

Geoffrey Rush (Virgil Oldman) takıntılarıyla ve düşkünlükleriyle çok orijinal bir karaktere can veriyor. Çok zarif bir film. Binalar, tablolar, müzayedeler öylesine gerçekçi ve öyle güzel ki… insana müthiş bir entellektüel haz veriyor. İnsanı heyecanlandırıyor ve farklı duygulara sürülüyor. Mekanlar, detaylar, eserler hepsi çok özenle seçilmiş, filmde müthiş bir sanat yönetmeni var.

Bütün hayatını gerçek sanat eserleriyle taklidini ayırarak kazanan bir adamın, duyguların da taklit edilebileceğini öğrenmesi ve biriktirdiği kadın resimleri koleksiyonu filmin temasını olağanüstü hale getiriyor.

virgil oldman: Aşkın da bir sanat eseri olduğunu varsayabilir miyiz?
robert: düşün bir kere, açık arttırmaya koyardın ve tarihteki en büyük aşk hikayelerini en iyi teklife satardın.

Filmde yer alan karakterler ve özellikleri

Virgil: Bir sanat eseri uzmanı. Yaptığı işine büyük bir tutkuyla bağlı, işine aşık. İşindeki tutkusu, karakterindeki titizlikle birleşince ortaya büyük bir başarıyla beraber Virgil’in hayattaki takıntılarını gösteriyor. Hayatı çok sterildir. Vücudu eldivenleri olmadan hiçbir şeye dokunmaz, ruhuna ise tablolardaki kadınlardan başka bir kadın temas etmemiştir ta ki gizemli Claire, Virgil’in hayatına girene kadar.

Claire: Filmin içindeki kurmaca bir karakter. Saplantılı, sorunlu bir kız rolü ile Virgil’in hayatına girer. Virgil’i yavaş yavaş ele geçirir. Virgil’in oyuna iyice dahil olmasıyla aslında ona acımaya başlar.

Robert: Bozulan elektronik cihazları tamir eden bir teknik adam. Saatlere, çarklara, büyük bir tutkusu var. Virgil’in aşk konusundaki akıl hocası. Virgil’e oynan oyunun bir parçası.

Billy: Virgil’in sanatçı olmadığına inandığı ve bu konuda hor gördüğü sanatçı. Oynanan oyunda asıl oyun kurucu olan kişi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.