Vigeland Park: Dünyanın en eşsiz heykel parkı

Vigeland Park: Dünyanın en eşsiz heykel parkı

Vigeland Park: Dünyanın en eşsiz heykel parkı. Vigeland Park, Gustav Vigeland adlı sanatçının yaptığı dünyanın en büyük heykel parkı ve Norveç’in en popüler turistik yerlerinden biri. Park bütün yıl ziyaretçilere açık. Gustav Vigeland’ın eserlerinin yanı sıra çağdaş sanat sergilerinin bulunduğu müze ve heykel parkı.

Hayat akışının birebir insan boyutundaki heykellerle anlatıldığı, 24 saat açık ve ücretsiz gezilebilen bir heykel müzesi. İnsanın doğayla uyumu, sanatın büyüleyiciliği.

Eşsiz heykel parkı, Gustav Vigeland’ın bronz, granit ve dövme demirden yapılmış 200’den fazla heykeli ile el işidir. Vigeland ayrıca parkın tasarım ve mimari düzeninden de sorumluydu. Norveç‘in başkenti Oslo’da bulunan Vigeland Park, 1939 ve 1949 arasında tamamlandı.

Heykellerin çoğu, 850 metre uzunluğunda bir eksen boyunca beş birime yerleştirilmiş. Ana kapı, Çocuk oyun alanı olan köprü, Çeşme, Monolith platosu ve Yaşam Çarkı.

1904’te açılan Frogner Parkı’nda o yıllarda Dünya paten şampiyonası, futbol kupası ulusal atletizm yarışmaları ve  düzenlenmiş.  Frogner Parkı  turistler tarafından resmi adıyla değil, Vigaland Parkı olarak biliniyor. Vigeland Park, Norveç’te ilk park olarak miras yasası tarafından korumaya alınmış özel bir alan.

Gustav Vigeland (1869-1943)

Gustav Vigeland, 11 Nisan 1869’da Norveç’in güneyinde Mandal’da doğdu ve 12 Mart 1943’te Oslo’da öldü. Cenazesi, 19 Mart’ta Oslo’daki Vestre krematorium’da gerçekleşti.  Frogner’daki evi 1947’de Vigeland Müzesi olarak açıldı.

Vigeland 1888’de yeniden Oslo’ya döner ve heykeltıraşlığı meslek edinmeye karar verir. Burada heykeltıraş Bryunjulf Bergslien’in ilgisini çeken Vigeland bu ustadan dersler alır ve sonraki yıl ilk yapıtı olan Hagar ve İsmail’i tamamlar.

Vigeland 1891 ile 1896 yılları arasındaki dönemi Kopenhag, Paris, Berlin ve Floransa’da geçirir. Paris’te Auguste Rodin tarafından düzenlenen bir etkinliğe katılan Vigeland, İtalya yolculuğunda ise antik ve Rönesans dönemi yapıtlarını inceleme fırsatı bulur. Sanatçının sonraki çalışmalarına damga vuracak olan ölüm ve kadın ve erkek ilişkisi kavramları bu yıllarda şekillenmeye başlar. İlk sergilerini 1894 ve 1896 yıllarında Norveç’te açan heykeltıraş bu yıllarda eleştirmenlerin övgüsünü kazanır.

Eğitim için Oslo’daki  bir okula kaydolan Vigeland burada okuma ve yazmayı ve ahşap oyma sanatını öğrenir. Babasının ölümü üzerine Mandal’a geri döner ve Vigeland’da Mjunebrokka adlı bir çiftlikte büyükbabasıyla birlikte yaşar. Gustav uzun süre yaşadığı bu kenti soyadı olarak almıştır.

Gustav Vigeland, Norveç sanat tarihinde önemli bir yere sahiptir. Oslo’daki Vigeland Parkı’ndaki Frogner’deki anıtsal heykel parkı, tek bir sanatçının yaptığı dünyanın en büyük heykel parkıdır.

Vigeland Park

Oslo kent yönetimi 1921’de aldığı bir kararla Vigeland’ın yaşadığı evi yıktırmış ve bunun yerine bir kütüphane kurmuştur. Uzun bir bunalımın ardından Vigeland’a çalışmalarını sürdürmesi için yeni bir yer verilmiş ve sanatçı buna karşılık olarak tüm çalışmalarını kent kütüphanesine bağışlamıştır.

1924 yılında Nobels’deki yeni atölyesine taşınan sanatçı, Frogner Park’ın yıkıntıları arasında bulunan bu yeri yapacak olduğu kale için eşsiz bir alan olarak görmüştür. Vigeland bunu izleyen yirmi yıllık dönemde ürettiği tüm yapıtları bu açık hava müzesinde sergileme olanağına da kavuşmuştur. Bu yer günümüzde Vigeland Parkadıyla bilinmektedir.

Vigeland, yaşama gözlerini yumduğu 1943 yılına dek Nobels geçidindeki atölyesinde yaşamıştır. Sanatçının yakılan naaşının külleri buradaki çan kulesinde saklanmaktadır. Bu yapının adı, Oslo kent yönetimiyle yapılan anlaşma uyarınca Vigeland Müzesi olarak değiştirilmiş ve sanatçının, içinde Vigeland Park heykellerinin de bulunduğu birçok yapıtının sergilendiği bir yer durumuna getirilmiştir.

Kızgın Çocuk

Vigeland Park’ın en ilgi çeken heykeli köprünün sol çıkışında bulunan, İsveçce’de anlamı “Sinnataggen” olarak bilinen “Kızgın Çocuk” heykeli.

Bu heykel parkın en ünlü heykeli, turistler tarafından epey ilgi görüyor. Bu yüzden de belki parkı hedef alan politik protestoların da hedefi haline gelmiş. Kızgın Çocuk heykeli birkaç kez üzerine boya dökülerek kırmızı ve mora boyanmış, bir kez sol eli altın rengine boyanmış, bir kere de poposuna siyah bant yapıştırılmış. Daha da kötüsü 1992 yılında çalınıp iki hafta sonra bulunmuş.

Kızgın Çocuk Heykeli

Açık hava heykel sergisinin yanı sıra, 3 bin ağaç, 150 değişik 14 bin gülden oluşan gül bahçesi bulunan bu parkta aynı zamanda çocuk parkı, yüzme havuzu eski bir baraj gölü,  futbol stadyumu, kafe ve gene Vigaland Müzesi olarak anılan Oslo Şehir Müzesi yer alıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.